Kitap Değerlendirmesi: Yahudi'nin İş Ahlâkı

Kitap Değerlendirmesi: Yahudi'nin İş Ahlâkı
Yahudiler ve Kültürel Faaliyetler Çerçevesinde Kitap Değerlendirmesi Bu kitaba başlarken bu kadar detaylı olduğunu tahmin etmemiştim doğrusu. Kitap adeta Yahudilerin tarihini özetleyip aktarmış. Uzun zamandır Yahudilerle ilgili genel tarihi anlatan bir kitap okumadım. Daha çok siyasi ve politik etkenlerini, algı ve reklam üzerine yapılan çalışmalar üzerine araştırma esnasında Yahudileri okuyordum. Okuduğum Dr. Hamit Akçay’ın kaleme aldığı Yahudi’nin İş Ahlakı kitabından aklımda kalanları sizlere maddeler halinde aktaracağım. Kitaptan alıntılarla sizlere sunmak isterdim fakat yayınevinin bu konuda sert bir politikası var, kitaptan herhangi bir alıntının yayınlanmasını izne tabi tutmuşlar. O sebeple özetle maddeler halinde yazmaya çalışacağım.

Sürgünden sonra ve öncesi diye ikiye ayrılıyor.

2000 yıl boyunca genelde göçebe hayat yaşadılar.

Kendi içlerinde dışa kapalı bir toplum olarak sert kurallar ve kültürel kodlar geliştirdikleri için günümüze kadar geldiler.

Babil Yahudileri ve Filistin Yahudileri diye ikiye ayrılıyor.

Birçok mezhebe ve alt ekole sahipler. Birden çok temel kaynak kitapları var.

Kendilerini üstün ırk ve diğerlerini hizmetkâr görürler.

Yahudi köle olarak satılmaz, satılamaz.

Yahudileri bir arada toplayıp onlara devlet verecek bir mehdiden bahsedilir ve geleceğine inanılır. Modern Siyonizmin kurucusu ve İsrail devletinin mimarı olan Theodor Herzl zaman zaman Yahudiler arasında inandıkları mehdi olabileceği yönünde iddialar da olmuştur.

Babil Yahudileri zengin ve ticaret ehli, egemen güçlerle ilişki kuran ve ticaretlerini canlı tutmak için bulundukları toplumla uyumlu halde çalışıyorlar.

Her zaman güçlü ile ittifak halindeler. Güçlü kazandıkça onlar da kazanıyor, ittifak kurdukları kaybedince onlar da istenmeyen toplum olarak ilan edilip zarar görüyorlar.

Endülüs ve Avrupa’dan sürgün edildiler.

Hıristiyanlar tarafından sevilmezler. Kindar, ikiyüzlü ve peygamber katilleri olarak anılırlar. Dönemin Polonya’sı, Avusturya’sı, Macaristan’ı ve Rusya’sın dada etkin olmuşlardır. En rahat ve ferah dönemlerini Selçuklular ve Osmanlılar döneminde yaşamışlardır. Osmanlının son dönemlerinde dış politikada oldukça etkin konuma geldiler. Eyyubiler döneminde de doktorluk başta olmak üzere birçok görevde bulunmuşlar. Cumhuriyet döneminde de refah bir hayat yaşadılar. Babil devleti Persler tarafından yıkılınca Perslerle işbirliği yapıyorlar. Filistin Yahudileri ve birkaç mezhep ya da ekol o dönemin Bizans İmparatorluğu ile iyi ilişkiler besliyor. Bizans, Kudüs’e saldırınca onlarla işbirliği yapanlar zaman içerisinde tarihin tozlu raflarına karışıyorlar. Çatışmacı, silahlı ve silahlı çözüme odaklanan bir ekol de var Yahudilerde. Kendi kanunlarında ve kaynaklarında dahi ikilemde kalıp kendilerini diğerlerinden ayırırlar. Komşuluk hakları üst seviyededir. Namus, mal, ev ve diğer tüm değerli şeyler kutsaldır bunlara göz dikilmez. Öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, faiz yapmayacaksın, hırsızlık yapmayacaksın, hile yapmayacaksın ve aldatmayacaksın emirleri genelde Yahudilerin kendi içlerinde kendilerine uyguladıkları kanunlardır. Diğerlerine karşı bunları yapmakta bir sakınca görülmemekte olup çok cılız bir emir olsa da bir iki yerde bu kanun ve emirlerin herkese eşit şekilde uygulanmasıdır. Cezalara Yahudilerin kendi aralarında farklı ve Yahudilerin diğerlerine uyguladıkları farklıdır. Kendi aralarında affedilebilir ama diğerlerine karşı dişe diş, cana can gibi sert ve katı kurallar uygulanmaktadır. Kapitalist ticaret ahlakının ve anlayışının temelinde Yahudiler var. Yahudi ticaret anlayışı kapitalist ticaret anlayışının bir rehberi gibidir. Max Weber de bu konuda buna benzer ifadeler kullanmıştır. Reklam, algı ve fiyatlandırma konusunda en başarılılar yine Yahudilerdir. Tohumların bozulmasına, tarımın ve hayvanların genetiğinin karıştırılmasına kesin bir emirle karşı çıkılsa da dünyanın ekseriyetinde bu tür Yahudi ahlakında ve öğretisinde yasak olan şeyleri Yahudilerin yaptığı görülmektedir. Mala, gayrimenkule dayalı ticaretten ziyade alınıp satılması kolay ve pazarlanması zor ama nadir bulunan şeylere odaklanma kültürü vardır. Karaborsacılık yasaktır. Rüşvet yasaktır. Rüşvet düzeni bozacağı için yasaktır. Yahudiler arasında ısrarla birlik ve beraberlik ile yardımlaşma tavsiye edilir. Egemen halk olduğunuzda yönettiğiniz kitleye baskı ve zulüm yapmayın diye emirleri vardır. Bunun da sebebi onların da bir zamanlar Mısır’da Firavun’un boyunduruğu altında olduğu ve zulüm gördükleridir. Günümüzde ve başlangıcından bu yana elektrik ve elektronik, mühendislik, medya ve ulaşım gibi toplumsal kitleleri elde tutabilecek tüm alanlarda ekseriyetle Yahudi egemenliği mevcuttur. Günümüzde iki Yahudi ekolü vardır. Seküler Amerika Yahudileri ve Siyon İsrail Yahudileri. Amerika Yahudilerinin amacı İsrail Yahudi devletini yüceltmek, güçlendirmek ve bir daha devletsiz kalmamak üzere çalışmak. Genel geçer bir kaide olan Yahudiler işlerinde çok ahlaklıdır düşüncesi de bir algıdır. Zira Yahudilerin de ticaretlerinde dürüst olmayanları var. Filsitinliler ya da Kenanlılar Fenikelilerin devamı olan halktır. Sonuç olarak kısaca toparlarsak Yahudiler daha çok Hıristiyanlardan ve Müslüman öncesi devletlerden baskı ve zulüm görmüşler. Müslümanlarla net olarak Medine’de Peygamber sav dönemi dışında bir savaşları olmadığı halde günümüzde en büyük zulümleri onları Hıristiyanların zulmünden kurtaran Müslümanlara karşı yapmaktadır. Bir kültür ve medeniyet oluşturmak için belli başlı ilkelerin olmalı ve bu ilkeler çerçevesinde bir kültürü kodlayarak oluşturabilesin. Sürekli egemen devletler kurmalarına karşın Müslümanlar son beş asra yakındır hiçbir ciddi atılım yapamamaktadır. Tüm değerleri çiğnenmiş, sınırlarının hakimiyeti kendisinde olmayan, teknolojik, savunma ve bağımsız bir ekonomik model oluşturamamış haldeler. Bundan sonrası ne olur diye bir soru soracak olursak pek de farklı bir şey olmayacak. Müslümanlar yine kendi ararlında ufak ayrılıkları baş gösterdiği mezhep savaşına başkalarının gölge gücü olarak devam edecekler. Hıristiyanlar efendi olacak, diğerleri üretecek, Müslümanlar tüketecek ve kendi olaylarına kendi kültürel ve dinî kodlamaları olmadan çözüm bulmaya çalışarak Yahudi egemen güçlerinin uyguladığı algı yönetimiyle idare edilecekler. Yazar Uymaz

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ