Osman Tatlı: Kelebeğin Rüyası Filmine Farklı Bir Bakış!

Osman Tatlı: Kelebeğin Rüyası Filmine Farklı Bir Bakış!

Kelebeğin Rüyasında değil kitap okumanın önemini kavramış bir halka, okumanın gerekliliğini bilmeyen bir halka kamerasını çevirmiştir. İmkânsızlıklar içinde okumaya, yazmaya çalışan gençlerin anlaşılamaması kadar doğal bir durum yoktur. Halk ekmeğinin derdindedir, yoksulluğun içleri kararttığı bir zamandan geçmektedir. Böyle bir halktan okumak, okutmak beklemek doğru değildir. Halk her zaman kendini garantiye almak ister, riski sevmez. Kendi yaşantılarında hayatın zorluluklarını tecrübe eden babalar da evlatlarının geleceğini garanti etmek derdiyle hareket etmektedir. Görünen neden ben çok çektim, evladım çekmesindir. Bu neden görünürde masum ve mantıklıdır. Babaların göremediği ise herkesin yaşaması gerektiği bir hayatın olduğudur. Evlatlar babalarının yapamadığını yapmak, babaların yarım bıraktığını tamamlamak ve kurulan düzeni devam ettirmek için var değildirler. Her evladın hayattan beklentisi farklıdır, hayalleri ve yaşamak istediği babaların istediği olmayabilir. Babalar buna pek tahammül edemez ve evlatları anlama, destekleme yerine dışlamayı tercih ederler. Keşke sadece babalar dışlasa maalesef yazarlıkta para yok diye herkes dışlamaktadır. Filmdeki kahramanların yaşadıkları çevrede yer edinememeleri gibi.

Dergi çıkarmak her şairin hayalidir, diyor gençlerin hocası. Peki, her şair, yazar neden bir dergi çıkarmak ister, sorusunun cevabı sadece hayal değildir. Şartlar şairlere ve yazarlara dergi çıkarmayı zorunlu hale getirir. Film bu şartların nedeni üzerinde hiç durmamış, öylesine bir fanteziymiş gibi vurgulamış. Sorunun birçok cevabı olmakla beraber, birkaç tanesinin üzerinde duralım, gizemin altındaki çirkinliği de gün yüzüne çıkaralım.

 

 

 

Devamını siteden okuyabilirsiniz...

https://filmdizielestirisi.com/kelebegin-ruyasi-yazmanin-degersizligi/

 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ