15 Mayıs…

15 Mayıs…

15 Mayıs…

Şenlenirdi her yer sen konuşunca… Baharım, çiçek açtıranım, tek güzel çiçeğim… Sen doğdun anlam buldu tüm çiçekler ve çıktın karşıma bahar geldi yüreğime, çiçekler özüne döndü, sen güldün dünya güzelleşti, bulutların maviliği belirginleşti, su daha da berraklaştı…

En olunmaz zamanda en olunmaz yerde gittin Sevdiğim… Şimdi sana içimden gelenleri yazmak istiyorum… Seni anlatmaya çalışacağım. Daha doğrusu sana olan duygularımı…

Yüreğimin acıların zirvesini yaşadığı şu dönemlerde sesini duymayı öyle çok istiyorum ki… Her çalan telefonun her gelen mesajın sen olma umuduyla baktığımı bir bilsen, şaşar kalırsın… Sen konuşsan ve ben sussam... Özlemim bir nebze de olsa dinse…
Yıllardır koştura koştura aradığım, bulmayı ümit ettiğim sevdam, huzurum ve mutlululuğum… Ümitlerim, yaşama sevincim, gönlümün bereketi, hayatımın her anı kısacası her şeyim…

Manasız bir hayatın içinde sana den gelmek… Keşke seni çok daha önceden tanımış olsaydım… Her zaman tekrar ettiğim ve edeceğim… Fakat hayatımın her anındaki keşkelerden biri de keşke şuan dizinin dibinde olsaydım. Demiştin ya “Belki de çok aradığımız ve yanlış kişilerden geçtiğimiz…” diye. Tam da öyle bir şeydi benim için zemheri kışın ortasında sana denk gelmek, yüreğime düşmen ve yoldaş olmak…

Ardımda bırakıp her şeyi sana gelmek istiyorum, gel desen keşke… Biriktirdiğimiz yorgunluklarımızı gözlerimizde dinlendirdiğimiz zamanları hatırlarım her zaman Sevdiğim, ve ben çok yorgunum…

Diyor ya Oğuzcan, “Ben senin en çok gülüşünü sevdim, Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran, Unutturur bana birden acıları, güçlükleri, Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman…” işte senin varlığın umut ektirir, güçlendirir inancımı ve sevinç verir yüreğime…

Ben uçsuz bucaksız bir kayalıktım sen ise zerremde açan bir çiçek, umut kuşunun gölgesinde serinlediği…

Yetim kaldı gülüşlerim, sevinçlerim ve umutlarım… Kalemim yazmaz oldu, sanmak diye bir ülke olsaydı kalbim başkenti olurdu sanırım… O kadar sanmalar dolu ki, sensizliğin kahrettiği yüreğimin acısını hiçbir şey dindirmiyor Sevdiğim…

Eksik kalan yanım, tükenmişliğimin ilacı…

Daha yazacak o kadar şey var ki; belki bir gün dinlersin hepsini…

Ya da evimizin bahçesinde çocuklarımız oynarken, meşe ağacının gölgesinde demlediğimiz çayın eşliğinde dünyayı güzelleştiren gözlerine bakarak anlatırım her gün birazını ve sonuna dek ömrümüzün hep güzellikler olsun…

Biz olmak öyle güzeldi ki, her an sana ait olmanın huzuruyla mutluluğu yaşıyordum…

Sevmek, ait olmak ve bunları sende yaşamak; hayatımın en mutlu ve huzurlu zamanları…

Omuzlarında yine huzur dolu günlerin duasıyla iyi ki doğdun, iyi ki varsın…

239 gün…

İyi ki doğdun, iyi ki varsın Sevdiğim… Seni çok özlüyorum.

Uymaz...

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ