İnsan Eksik Kalmamalı!

İnsan Eksik Kalmamalı!

İnsan çok gariptir aslında. Öleceğini biliyor, ölümlü olduğundan ve bir gün kendisine sunulan hayatın biteceğinden haberdar olduğu hâlde bir şeyleri hep eksik yaptığını düşünüp daha fazlası için çalışıyor.

 

Tabi insan olmanın zayıf yönleri arasında birçok şey daha var. Örneğin insan merak edilmek, hatırlanmak, bilinmek ve hâsılı ozlenmek ister.

 

Değer gördüğünü ve birileri tarafından kendisi için bir kıymet biçildiğini bilmek görmek ister. Çoğu zaman bu saydıklarımız yetersiz kalır. Ve insan, insan olduğu için psikolojik olarak hep bir eksiklik hisseder. Fakat insan tam tersi hisler barındırır ve her zaman tamamlanmak ister.

 

İnsan dünyada kısacık ömür içerisinde biri veya birilerine âşık olduğunu, onları sevdiğini hatta bazen öyle hislere kapılıp bazı cümleler kurar ki şaşırmamak elde değildir. Ben onsuz yaşayamam, ben onu görmeden mutlu olamam ben bilmem ne bilmem nasıl bilmem ne şekilde bilmem kim olmadan ölürüm biterim falan filan...

 

İnsan en çok beklentiye girdiği zaman kırılır. Yara alır ve o yaranın üstünü kapatmaya kalkar her seferinde. Bazı yaralar iyileşmez sadece üstü kapanır akla geldikçe verdiği acı tüm bedenini alt üst eder öyle ki farkında olmadan gözlerinden yaşlar akar.

 

Hiçbir yara tam anlamıyla iyi olmaz, insan bunu birçok kere fark eder. Bu yaralardan hiçbir zaman kapanmayacakların başında gelen şey de âşık olduğu hissine kapıldıktan sonra muhatabının verdiği hisle beklentilere girerek kurduğu hayallerin bir enkaza dönüşüp kalbini içinden çıkılamaz bir harabeye dönüştürmesi gelir...

 

Gökyüzündeki her zerrenin onun kokusunu taşıdı hisle o kokudan mahrum kalmasın diye daha fazla nefes almak istemeyip her nefes almada kemiklerinin kalbine battığı hissini her defasında gözlerine söz geçiremediğinde daha da ağır bir şekilde fark eder kırgınlık yarasının verdiği hissi...

 

İşte tüm bunların yoksunluğu insana eksikliğini hissettirdiği gibi insanın tamamlanabilmesi için de beklentiye girdiği tüm olayları yaşamalı... Aksi durumda güneşte eriyen bir buz kütlesi gibi dünya denilen yerde ömür karşısında eriyip gidecek bir et ve kemik yığınından başka bir şey değildir...

Şu yaşıma kadar dünyada anladığım en acı şey de insan beklentiye girmemeli...

İnsan eksik kalmamalı, her hissi yaşamalı... En çok da huzuru ve mutluluğu...

 

Yazar Uymaz

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ