Ramazan "Aramak ve Arınmaktır"

Ramazan "Aramak ve Arınmaktır"

Ramazan ayı “Aramaktır.”

 

Arınmak, temizlenmek ve ruhunu dinlendirmek için doğru zamanı aramak gerekir. Sabır ayı olarak bilinen bu mübarek ayın aslında açlıkla terbiye edilmesindeki gayenin de arınma olduğu bilinmektedir. Bedene açlıkla terbiye imkanı sunan ramazan ayı, nefse de zevklerinden arınma ile kâmil manada iyileşmeye vesile olur.

Dünya hayatı, bir yolculuk gibidir. Mübarek ramazan ayı da öyledir. Her türlü meşakkatten sonra varacağı nokta bayramdır. İşte insanoğlunun da hayattaki süreci böyledir. Gelecek, yaşayacak ve gidecek… Geldiği yer de gideceği yer de bellidir. Varacağı yer haricinde ineceği başka bir durak yoktur insanın. Müslümanlıkla şereflenmiş olanlar bilirler ki nihaî varış yerleri, Rabbinin onlara vaat ettiği cennet ve cehennemdir.

İnsanoğlu ya cennete gidecek ya cehenneme. Dünya yolculuğundaki teslim olduğu şeyler tayin edecek bunu. Bindiği trendeki yolculuğu boyunca izlediği o eşsiz güzellikleri var eden Rabbine ve o trenin makinisti hükmünde olan Peygamberine itaat edecek mi? Şeksiz şüphesiz kendini Onlara teslim edecek mi? Allah’a ve peygamberine kavuşma isteğiyle yanıp tutuşanlar için bu teslimiyet yolculuğunun sonu cennet olacaktır elbette. Ya başıbozuk, sahte yaldızlarla süslenmiş ve varacağı durak en bedbaht yer olan başka trenlere aldanıp binenlerin sonu? Cehennem olacaktır hiç şüphesiz. İşte bu, yanlış gözlüklere sevdalanmış insanların yapacağı iştir. Seçtiği o gözlükle yanlış trene binmiştir. İman gözlüğünü takanlar ise ne bineceği treni şaşırır ne de teslim olacağı Rabbini inkâr eder. Doğru treni bulur, seyir halinde büyük bir şükürle devam eder yolculuğuna.

Bu gözlükleri bulmak, bulduğunda hangisi doğru olan seçmek kolay mıdır? Kolay veya zor, doğruyu aramak gerekir. Ararsa bulacaktır. Bu arayış serüveni çilelerle dolu olabilir. Hemen pes edip ya şundadır ya bunda diyerek atlayıp binerse herhangi bir trene nasibine razı olmuş olur. Oysa gerçeği arayanlar öyle midir? Sıkıntılarla dolu olsa da içi, doğruyu aramaktan asla vazgeçmezler.

Zaman zaman çekilirler kendi iç dünyasına doğru ruhsal bir değişim ve tefekkür hâlini yaşamak için…  Belki günler, belki aylar boyunca sürer bu içe çekiliş ama sonunda bulurlar doğru tren hangisi. Rabbi ona, doğruyu arama iştiyakına karşılık olarak nasip etmiştir bunu. Kalpten bir yakarış, gözünden dökülen samimi yaşlar neticesini vermiştir. Kendi iç dünyasındayken doğru treni ve makinisti buldurmuştur. Makinist ona bir kılavuz uzatmıştır. Bu kılavuzla yaparsa yolculuğunu, sırtındaki yükleri de trene bırakarak rahat bir yolculuk geçireceğini söylemiştir. Arayan kişi bulmuştur artık doğru treni.

Onu yoktan var eden Rabbi, yolculuğu sırasındaki yoldaşı Peygamberi Hz Muhammed (s.a.v) ve kılavuzu Kur’an-ı Kerim olmuştur artık tüm denklemi. Yapacağı dünya yolculuğunda kendini bulmaya çalışan, yaşama gayesini, insan olmanın ne demek olduğunu, dünya trenindeki amacını bulmaya çalışan bir garip olmuştur artık.

Ramazan ayıydı kılavuzu Kur’an’ın, yoldaşı peygamberine ilk indirildiği ay. Hayattaki amacını arayan yolcu da bu ayda, yiyip içmeyi, zevk veren şeyleri terk ederek; aklını, fikrini, gözünü, kulağını, dilini kötü düşüncelerden arındırarak bulmuştur kendini. Mübarek Ramazan ayı denmiştir bu aya. İnsanın yemeden içmeden ibaret olmadığını, Rabbinin karşısında ne kadar aciz kaldığını fark ettiren bu güzel ay mübarek olmuştur o kişiye. Çünkü bereket getirmiştir hayatına, etten kemikten sıyrılıp özüne dönmüştür. Özü olan ruhunun Kur’an’a ihtiyacı vardır. En önce bunun farkına varmıştır bu ayda. Allah’ın ona verdiği her günü Kur’an’la doldurması gerektiğini idrak etmiştir.  Ramazan ayını aç olanların halinden anlama ayı olarak değil, aç olan kendi ruhunu doyurma olarak görmüştür. Ruhu hakikatlere doyan insan ise, doğru gözlüğün, doğru trenin hangisi olduğunu tereddütsüz bulur ve elinde kılavuzuyla makinistine teslim olarak yolculuğunun keyfini çıkarır. Ramazan ayı aramaktır, kendini bulmaktır. Rabbine teslimiyeti iliklerine kadar hissetmektir. Ramazan, yaşamaktır. Ânı en güzel yaşamak.     

 

Merve Şeyma 

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ