Samimiyetten Uzak Küstahça Bir Bayram Kutlaması!
Emek ve dayanışma bugünün toplumu için söylenebilecek en son olguların başında gelir. Birilerinin bu duvarı inşa etme çabası olsa da toplumun kahir ekseriyeti hal ve hareketiyle bu duvarı bombardıman yağmuruna tuttuğu bir gerçek de var. İşin sadece romantizm tarafında olanlar cümle retoriği ile duvarın temelinde en çok hak iddia edenlerin başında geliyor. Bu duvarı inşa edenler ise bir şekilde aforoz ediliyor ve söz hakkı verilmiyor.
Toplum kâmil insanların eliyle şekillenmediği gibi adeta dünyevi bir tanrıçaya dönüşen maddiyat putuna hakikaten emekçi olanlar kurban ediliyor. Doğru kimden gelirse gelsin doğrudur ilkesi zamanla kimin söylediği ile ve itibar edilecek(!) dünyevi başarısıyla değerlendirilmeye başlandı.
Diller her ne kadar farklı konuşsa da zihinler materyalist bataklığa saplanmış vaziyettedir. Eğer emek ve dayanışma için söylemek istedikleriniz varsa önce komşunuza hased etmeyi, en çok bana demeyi, herkesin yaşayabileceği sıkıntıları yaşayan kimseleri dedikodu malzemesi haline getirmemeyi ve başkalarının dünyevi başarısızlığını kendinize mutluluk ve ben demiştim gibi kötülük dolu her şeyi bırakmanız gerekiyor.
Emek ve dayanışma insanlar Hazreti Peygamber sav’ın hadis-i şerifinde söylediğini içselleştirip uygularsa işte o zaman hakkında bol bol konuşulabilir
“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.”
Enteresandır ki dillerinde taşıdıkları bütün kavramlara, sözde ilkelerle dopdolu bir çelişki içinde yaşarken bugünü bir günah çıkarma fırsatı olarak görenler en şatafatlı, en siyasi, en alımlı paylaşımlar yapmaya adamışlar kendilerini.
Hanımlar, beyler biraz gerçekçi olalım! Hiç yapmadığınız ama en çok ihtiyaç duyduğunuz şeyi yapalım, yani biraz samimi olalım hak, hukuk ve adalet sadece cümlelerimizi süslemekten öteye gitmiyor ve bu zihniyet ile hareket edildiği sürece hiç bir zaman gitmeyecek.
İnsana dair bütün vasıfların içini boşaltıp, elimizin altındaki insanlara çaresizliğinden ötürü işine geliyorsa dayatması yapıp işçinin hakkını koruyamaz emeğinin hakkını veremezsiniz.
Eğer gerçekten 1 Mayıs kutlamak ve hakkını vermek istiyorsanız işçiye hakkını arama ve isteme fırsatını verin. Siyasi mesajlar ile başkalarını ima ederek üstünüzü kirleten işçi hakkını temizleyemezsiniz.
İşçinin köle gibi çalıştığı onun dışındaki her meslek ve makam sahibinin bayram ettiği bir gün daha eksildi takvimden…
Mehmet Uymaz
0 YORUMLAR
Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...