Eleştirmek mi! En Doğal Hakkımız!

Eleştirmek mi! En Doğal Hakkımız!

Eleştirmek mi! En doğal hakkımız!


Malumunuz 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 ilimiz zarar gördü. Aslında zarar gördü ifadesi çok basit gelebilir. Maraş, Antep, Malatya, Hatay, Diyarbakır, Urfa, Adıyaman, Elazığ, Osmaniye, Adana ve Kilis şehirleri etkilendi. Birçok devletten daha büyük alana sahip, yaklaşık 14 milyon insan... 

Zira Maraş, Hatay, Malatya ve Antep'in iki ilçesi neredeyse tamamına yakını yıkıldı veya ağır hasar aldı.


Şu ana kadar vefat sayımız 40 bine yaklaşmış durumda. Giden canlarımıza Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabır dileriz.

Yüreğimiz yandı... Kalbimize inen acıyı tarif edecek sözcük bulamıyoruz. Arkadaşlarımız, dostlarımız sevdiklerimiz vefat etti. Çaresizlik yakıyor bizleri. Hiçbir şey yapamamak... 

 

Ne yapmalıyız diye sorular dolaşırken etrafta birçok yere gecikme sonucunda ciddi kayıplar verildi. Yaralar sarılmaya başlanıyor fakat ilk andan itibaren koordinasyon eksikliği ve durum değerlendirme esnasında geç alınan kararlar sebebiyle bazı yerlerde müdahaleler çok gecikti.
Bunu sonra yani enkazlardan canlarımız çıkarıldıktan kayıplarımız ve yaralılarımız netleştikten sonra konuşmalıyız. Bu konu bugünün değil daha sonra olacak.

 

11 il dâhil olmak üzere tüm Türkiye olarak ilk andan itibaren seferber olundu. Hepimizin maalesef en çok yıkıldığı ve üzüldüğü nokta çaresizce ne yapacağımızı bilemez duruma geldik.
Hükümet veya yetkililer bu olaya hazırlıksız yakalandılar. Böyle bir afette kimsenin hazırlıklı yakalanması dürüst davranmak gerekirse elbette ki zordur.
Fakat şunu da maalesef gördük ki ciddi bir geç kalmışlık meydana geldi. Eksiklikler vardı fakat  ilk andan itibaren herkes elinden geleni yapmak için üstün gayretleriyle çalıştı.

 

Dışarıdan gelen yardımlar ayrıca bizlere güzellik olduk. Türkiye'de yer alan tüm gruplar çok gayret etti. Aklınıza kim geliyorsa onlar oradaydı.


Eleştirel yaklaşımlar da çokça oldu. Eleştirecek miyiz, elbette. Bu bizim en doğal hakkımız. Fakat şuan yapmamız gereken eleştiri değil. Yapılandan daha iyisini yapabiliyorsak yapalım aksi durumda susmak en iyisidir. Yapılan yardımları sekteye uğratmamak adına bizler de zerre kabilinde dâhi olsa destek çıkmalıyız.


Bendeki yardımdan ne olur demeyelim, sokak tabiriyle hesap edelim, herkes 1 TL yardımda bulunsa 85 milyon TL elde edilir.


Eleştirmenin değil yardımlaşmanın, sükunetin ve dayanışmanın moral motivasyon arttırmanın zamanı.


Bu zaman ne seçim zamanı ne tartışma zamanı sadece ve sadece her zerremizle yaraları sarma zamanıdır. Evinde yas varken düğüne hazırlanmak basiretsizliktir.


Unutacak mıyız! Asla! Hiçbir şekilde ve zamanda unutmayacağız. Enkaz altında kalan binlerce can için, yetim öksüz kalan çocuklar için hesap sorulmalı. En alttan en üste sebep olan ve ihmali bulunan herkesten zaafiyet gösterilmeden hesap sorulmalıdır.

Fakat zamanı değildir. Dedik ya şimdi yaralarımızı saralım, önümüzdeki enkazı kaldıralım, yasımızı tutalım sonra diğerlerine geçelim.

Yapabiliyorsak en iyisini yapalım, yapamıyorsak da susmak tüm depremzede ve Türkiye halkı için en iyisi olacaktır.

Rabbim giden canlarımıza rahmet, geride kalanlarımıza sabır, yaralılarımıza şifa, bizlere basiret ve idrak nasip eylesin...

 

Yazar Uymaz

0 YORUMLAR

    Bu KONUYA henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...
YORUM YAZ